17 Kasım 2011 Perşembe

Ormanını kaybeden Baykuş Kral bakın ne diyor?

okan bayülgen baykus kral | izlesene.com

Videoyu izlerken sözlerine lütfen dikkat edin. Gerçekten çok güzel ve anlamlı yazılmış sözler...
Bu sözler Okan Bayülgen'in Kraliyet Ailesi program zincirinin jenerik müziğine ait. Yeni bir rock grubu olan Model tarafından hazırlanmış.

Jeneriği izlerseniz, aslında aralarda geçen spot cümleleri düşününce tam da karşı durulan düşünceyi konu ediyorum, biliyorum. 
"- Tüketim çılgınlığı dünyayı çöplüğe dönüştürdü.
- 2.25 milyon ton çalışır halde elektronik alet çöpe gidiyor.
- Planlı eskime: Tüketmeli, Bozulmalı, Eskimeli, Yakılmalı yerine Yenisi Konmalı.
- Sokağa çıkmayı ne zaman bıraktık?
- Ne zamandır yaşamak yerine seyretmeyi tercih ediyoruz?
- Gerçekliğin kaybolduğu yerde herşey mübah olur / Çok tehlikeli değil mi?
- Gerçeği duyumsamak için tüketmek!
........"
Tüm bunlar hatta daha fazlası nedeniyle insana özgü bencillikle sanki dünyadaki tek canlı bizlermişiz gibi diğer yaşam alanlarını da yok ettik. Baykuş Kral gibi niceleri şimdi mutsuz...

Özellikle "Ekonomik ve Teknolojik Kölelik", "Tüketim Çılgınlığı" ve "Gerçeklik" vurguları e-kitap ve teknolojisine genel bir bakış açısıyla çok karşıt fikirler... 

Önce bu karşıt görüşü çok kısa ve anlaşılır biçimde anlatmak istiyorum dilim döndüğünce...


Küreselleşme ile dünya çok klişe bir deyimle "küresel bir köy"e dönüşüyor. Özellikle iletişim teknolojilerinin gelişmesi uzakları yakın ediyor. Ancak yaşanan bu toplumsal dönüşüm, dünyayı ikiye bölüyor. Teknolojik üstünlüğü elinde bulunduran ve teknoloji üreten ülkeler giderek dünyayı sarıyorlar. Buna paralel olarak teknoloji üstünlüğü bilgi sahipliğini de doğru orantılı olarak etkiliyor.
Tüm bunlar, "teknoloji hayatımızı ele geçiriyor, gerçeklik bitti, herşey sanallaşıyor" çığlıklarına kulak verirken diğer yandan onu etkin şekilde kullanabilmeyi öğrenmemizi gerektiyor. Bu dönüşüm ve değişim sürecinden kaçmak mümkün değil, ancak sürece katılamazsak varolan bu teknoloji-bilgi ilişkisi, üzülerek belirtiyorum ki, bizi bu küresel köydeki güçsüzler arasına katacak...

Ancak uzak kalmak, kaçmak mümkün değil... 

Gelelim e-kitaplara... Takip etmeli, öğrenmeli, kullanmalı ancak kendi toplumsal yapımıza yaşayışımıza uyarlamalı, hatta kendimiz üretmeliyiz. 
Bu teknolojiyi doğru kullanabilirsek bilgiye erişimi yaygınlaştırıp okuyan bir toplum olabilirsek inanıyorum ki teknoloji de üretebileceğiz. Bilgi sahipliğinin artması ve teknolojik köle olmamamız için daha çok okuyan bir toplum olmamız için kütüphanelere çok önemli bir rol düşüyor. 
Teknolojinin doğru kullanılması bilginin yaygınlaşması için kütüphaneler e-kitap teknolojisiyle toplumu tanıştıran köprüler olabilir. 

Şimdiki durumumuz... E-kitaplardan haberdar olan ilgili bir kesim var, araştırıyor, inceliyor, kullanıyor.
Yazarlar, yayıncılar Türkçe içerik geliştirmek için çaba gösteriyor. Ancak telif haklarının korunması ve özellikle korsanla mücadele de yeterince yol katedilemediğinden haklı olarak bu teknolojiye tereddütle yaklaşıyor.

Peki ne yapmalıyız? Daha çok okumalı, araştırmalı, yenilikleri takip etmeli ve teknolojiyi üretebilmeli bunun için ar-ge çalışmalarına ağırlık vermeliyiz. 

Yeniden dönelim Baykuş Kral'a. Ormanını mahvettik, onu evsiz bıraktık. Şimdi şehirde yaşamaya çalışıyor biz insanlar gibi yalnız, ıssız...
E-kitaplarla baykuş kralın ormanını kavuşmasını sağlayabiliriz.       Doğaya, çevreye dost ve ağacı koruyan yeni bir teknoloji...

Hiç yorum yok:






















Abone





Hayran





Takipçi





Yazı





Yorum